8 Aralık 2012 Cumartesi

O BÜYÜK GÜN...

“O büyük gün yaklaşıyor ” diyemez korkardım eskiden olsa ama ben büyük bir kitap okudum ve inandım. O’nun adı Levh-i Mahfuz .
O’nu okuyunca anladım ki Kur’an ile aynı elden çıkma.
Şükür kavuşturana Muhammed.
Selam sana ve sana dönüşen herkese, ümmet-i Muhammede.
Binlerce yıl bekleyen ruh yuvaya dönmek için son düzlükte ve pır pır atan kalblerde Vakti beklemekte…
                    KıYMeT        Zamanı

KıYaMeT zamanı aslında KıYMeT zamanı olmasın sakın.
Yaptıklarının ve yapmadıklarının kıymetini anlama zamanı.
Yapa-bilme zamanı ,

Levh-i Mahfuz ile bilme ve yapma zamanı.
iHLaS ile çıkılan yolda hakikat ile buluşma ve SaLiH.
Bir olan kalblerin bizi yapabilme zamanı…


Levh-i Mahfuz hemen şimdi diyenlere kısa yol.

8 Kasım 2012 Perşembe

                                 Hep Yalnız ve de Öğrendikçe Mutlu
     Hep yalnız olduğunu ne zaman öğreneceksin. Kalabalıklar içinde bile hep yalnız.
Ve sen yalnız kalmayı sevmediğin için bizler varız.
Yoksa bu koca dünyada tek başına olmayı mı isterdin.
Öyleyse hepimizi kendin kadar sevebilmek neden bu kadar zor.
          -Kendinle konuşur gibi konuşabilmek,
                  -Kendine alır gibi verebilmek,

-Etrafında mutlu ve gülümseyen insanları görmek istiyorsan önce mutlu etmeyi ve
gülümsetebilmeyi öğrenmelisin...
                 -Acılarının azalmasını istediğin kadar başkalarının acılarını dindirebilmelisin
Yalnızlığındaki  "ben"i mutlu edebilmek için BİZ'i öğrenmelisin.
Sen "ben" le kaybettiğin mutluluğu BİZ'de bulacaksın....
   Bizi hepimiz olarak anlamak için ise Levh-i Mahfuz okumalısın...

17 Ekim 2012 Çarşamba

Kimse beğenmese beni ne çıkar.
Bir tek sen bana yeter de artar.

Neler çeksem de demem Ah.
Aklımdan hiç çıkmayansın Allah.

Kalmadı bende söyleyecek söz de.
Bana yer kalmadı artık bu özde.

Söz artık Levh-i Mafuz ellerinde.

5 Ekim 2012 Cuma

                                            EVRENDEKİ GÖREVİM VE YERİM NEDİR? (ve İçimdekinden cevaplar)
       Önce görevini tamamlarsın o görev kendini bulmandır .Sen görevini tamamlarsan ben de sana evrendeki  yerini söylerim. Ve her yer, o yerdeki kişi için evrenin en güzel yeri olacaktır. Bunu sana garanti ederim. Özetle sen; sen olarak ölmeye karar verirsen , ben de sen olarak yaşamaya karar veririm.
      Buradan oraya bakarsan ise şunu görürsün : Kimliksiz olan Tanrı kimlik sahibi olduğu bir evren hayal etti. Kimlik yaratabilmek için önce kim olduğunu unutmalıydı. Zaman ve mekan bu görevi başardı. Böylece Tek olan önce çoğaldı. Çoğaldıkça daha fazla unuttu. Unutarak başladığı her kimlikten isimlerini öğrendikçe daha fazla hatırlayarak uyandı ve o son kimlikte sonsuz mutluluğun tarifini de buldu. Böylece o kimliği sonsuzluğa taşıdı. Unutarak başladığı kimliklerine ademler,  hatırlayarak uyandıklarına İsalar adını verdi. Tek olan bize dönüştü ve hayal gerçek oldu. A harfi 1, İ harfi 9 olarak hatırlamamız için konumlandırılmıştı.
          Şimdi sen ; Ademlerden isen gözünü açtığında “Ben varım” deyip sonsuzluğu aramaya başlayansın. İsalardan isen gözünü açtığında “Biz varız” deyip sonsuzlukla buluşansın. Gözünü kapattığında ise zaten sen de hepimiz gibi tek olansın. Hayal olup biz olsan da gerçek olup tek olsan da elbet burada var olacaksın. Ama orada; sen ancak Sen olarak kaybolmalara devam edeceğin bir rüyadasın. Uyan artık ey güzellik…
Uyanman için yüzüne su çarpmamı istersen şayet : "Al sana kova dolusu Levh-i Mahfuz."

2 Ekim 2012 Salı

Zor bir rüyanın içindesindir. Sonra bir an gelir rüyada olduğunu hatırlarsın. İşte öyle günlerdeyiz şu an. Ve bu anlar uyanmadan hemen önceki döneme denk gelir. Bazen kendi kendine uyanır insan bazen de başkasının dürtmesiyle. Bazen ağlayarak uyanır bazen ise gülerek. Hepimize TATLI BİR TEBESSÜMLE KENDİ KENDİNE UYANmayı diliyorum.

Tatlı bir tebessüme kavuşmak için herkese Levh-i Mahfuzu tavsiye ederim.

12 Eylül 2012 Çarşamba

YANILMAK NE GÜZEL
Varolduğumuz şu dünyanın gizemini çözmeden geçirdiğimiz her gün
Bir yanılgının içindeyiz aslında.

Daha iyi daha güzel olanı aradık durduk hep.
Oysa sadece daha iyi ve daha güzel bakmamız yeterliydi yaşama.

Yanıldık işte ve her yanıldığımızda da yandık.
Ama her yanılmada da öğrendik. Öğrendikçe de daha az yanılır, yanar Olduk.


Bu yüzden yanılmak ne güzeldir öğrenmeye aşık olanlara.
Ve öğrenmeye aşık olanlar; öğretmeni(Rabbi) yanlarından hiç ayırmazlar.

Beyin öğrenir ama kalb erir.
Erimiş kalblere ise O yerleşir.

Doymayana doymayı öğreten; açlığı yaratandır.
Sen doymayı öğrenirsen; o da açlığı kaldırır.

Rabbin çağrısını arayanlara tavsiyem Levh-i Mahfuz topraklarıdır.