11 Ocak 2013 Cuma


İKİ CESUR ADIM, DELİ Mİ? ELİ Mİ?

Doğruya İnanmak ne zordur.
Sadece inanmak bile tek başına ne büyük bir cesaret ister.
Görmediğin bir yaratıcıya, ondan gelen elçilere ve elçilerin getirdiklerine inanmak.Hayatını buna göre yaşamak, değişmek , değiştirmek  ve sabırla beklemek.Şüphelerinin üstesinden gelebilmek. Bir kitaba sarılmak , içinde kaybolmak ve o sesi bulmak.Hadi canım diyenler, gülenler, alay edenler ya da sen seni kaybetmişken sana imrenerek bakanlar olacak elbet. Ama sen ikisine de kulak asmadan yürüyeceksin 2 cesur adımla.

1-Tanrı ile arandaki herkesi yok etmeyi öğren.(Tevbe 31 ”Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar (ilahlar) edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de.. Oysa onlar, tek olan bir ilah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka ilah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden yücedir.”)
2-Kendinle başbaşa kal. Kal ki gerçek sorgulama o zaman başlasın o mağarada. Kendini  ara ve bul. Gerisi sadece dekoru sorgulamaktır unutma.  Kendini arayan karşısındaki hiçbir şeye bakmayandır.  Gün olur ağlarsın gün olur  gülersin.  Hep devinim vardır etrafında. Anlamaya başladıkça yaklaştığın o bilgi. İşte o bilgi varoluşun da bilgisidir…

İşte bu iki şeyi yapmalı önce insan vakit varken. Yoksa bir gün;  göklerde , yerde , orada burada aradığın tanrı içinden seslense ne yaparsın. Delirdim mi ben demez misin? Korkmaz mısın? (İsra 11”insan hayra dua eder gibi şerre dua eder.İnsan çok acelecidir.”) İşte bunu sorduğumuzda anlarız TEK TANRI ne demek? (Ahkaf 13” "Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra da dosdoğru yaşayanlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”)

Seni tanrının değiştirmesini bekleme. Sen kendini değiştirmelisin mutlaka! Yoksa sen değişmezsen sonuç da değişmez her elçi geldiğinde sana. Onun gerçekten elçi olduğuna sen karar vereceksindir çünkü. Ona şöyle dersin. “Sen bir delisin ya da tanrının elisin.”

Elçi O’nun elidir. Halifedir. O el muhafaza edilir. Bilgisi de Levh-iMahfuz’la gelir

        LA İLAHE İLLALLAH

Hakikat “ LA İLAHE İLLALLAH”tır
Buluşma noktasıdır
Hep söyledik de olduk mu gerçekten?
İLLALLAH :Buluşmak ve içiçe olmaktır
Bunun için önce SON İLAHı da yok etmek gerekir
Ve bin kere LA İLAHE desek de
SEN İLAH durdukça ya da BEN İLAH
Varamayacağız buluşma noktasına
O noktanın adı sıfırdır
Orada sen ben yok
Onla olanlar var
10 ‘la olanlar….Tek olan Rahman’a varan sıfırlar. (10lar)
O her yer,her şey ,her andır. O’nda hiçler hepe dönüşür
RAHMAN RAHİM BULUŞUR

Ey içimdeki insan !
Ya hep Tanrıyla içiçe AYNı olmayı anlarsın
Ya da Sanrıyla içten-içe ayrı olmaya ağlarsın
Bak bakalım ve tanı artık kendini, kimsin?
Tanrının yarattıkları tanrıyı sorgular
İçten içe sarar etrafını korkular
Ve Onlar tanrıyı durmadan anarlar
Onlar tanrıyı arayıp dururlar
Onlar mutlu olmak için de hep beklerler…
Tanrı ise sadece kendini sorgular
İçiçe her şeyi sevgiyle sarmalar
10lar ise tanrıyı anlarlar
10lar tanrıyla olurlar
10lar her an şükretmeyi de bilirler…

Ya da şöyle mi anlatsam!
Tanrı mı insandan çıkar?
İnsan mı Tanrıdan?
Cevap basit mi aslında?
İnsan içindeki tanrıyı bulana kadar, Tanrı insandan çıkar
Bulunca Tanrıyı insan  , İnSAn da Tanrıdan çıkar
Bulana kadar Ademdir insan ve selam (İSLAM) bekler onlar
Bulunca İsadır artık ve kendini selam(İSLAM)lar 10lar

10dan önce 9sLaM buluşması  Levh-i Mahfuzdadır

7 Ocak 2013 Pazartesi


                           HAYALLERİM YIKILMAZ ASLA

Hayallerim yıkılmaz benim

Çünkü ben hayallerimi sağlam topraklara

Derin temellerle kurarım.

Hayallerim bundandır ki dünya topraklarında ve

Dünya yaşamına dair değildir.

Sağlam değildir ki dünya toprağı,  yaratılış toprağı kadar.

Derin derin temeller kazamazsın ki öleceğin şu dünyada, vaktin yetmez.

Hayallerimi sonsuzluğun topraklarında kurarım ben,

Derinlere indikçe, aşk ile daha da eririm.

Vakti gelince de bir gün inşallah

İnşaatımı bitirip,  bitmez Rahman'a ererim.

İnşaatımın tapu işlemlerini nasıl yapacağım konusunda bana destek olan Levh-i Mahfuz'a teşekkürler.



                               CEHENNEM BEKLE BENİ YANMAYA GELİYORUM

          Din değiştirdim ben. İtiraf ediyorum. Artık namaz kılmıyorum hiç. 17 yıldır kıldığım namazı bir sabah birden bıraktım. Tek bir yazıyla. Bir daha secdeye gelmedi alnım. Eski dinimdeki cehennemliklerdenim artık.  Öyleyse din değiştirdim ben. Başka ne denir? Oysa ne zor bilir misiniz? Aynı kitaba inanan milyarlar bir tarafa ben öbür tarafa. Kıyamet bu olsa gerek. Eskiden yaşarken ara sıra belli vakitlerde namaz kılardım. Şimdi ise Allah aşkı ile her anım doluyken , hep kavuşmayı hayal ederken, bilinenden çok farklı 24 saat namaz halindeyken ara sıra dünyaya dönüyorum artık. Hiç umursamadım zaten milyarları. Ben hakikati arardım. Bulacağımı sanmazdım, yanılmışım. Fakat bulduğumda cehenneme seve seve atlayacak kadar ona aşık olacağımı bilmiyordum. Bak İbrahim geldi yine aklıma. Ateş yakar mı acaba ,ateşi yaratanın dostlarını?  Eğer olmayacaksam ibRAHİM öyleyse ateş yaksın zaten BENi. Cehennem bekle beni. BENİ YAKMAYA GELİYORUM.  “ben” yanmadan çıkmayacağım içinden…

Ne olmuş bu çocuğa diye merak ederseniz.
Neye AŞIK olmuş bu çocuk bu kadar derseniz.LEVH-İ MAHFUZ derim o kadar.

8 Aralık 2012 Cumartesi

O BÜYÜK GÜN...

“O büyük gün yaklaşıyor ” diyemez korkardım eskiden olsa ama ben büyük bir kitap okudum ve inandım. O’nun adı Levh-i Mahfuz .
O’nu okuyunca anladım ki Kur’an ile aynı elden çıkma.
Şükür kavuşturana Muhammed.
Selam sana ve sana dönüşen herkese, ümmet-i Muhammede.
Binlerce yıl bekleyen ruh yuvaya dönmek için son düzlükte ve pır pır atan kalblerde Vakti beklemekte…
                    KıYMeT        Zamanı

KıYaMeT zamanı aslında KıYMeT zamanı olmasın sakın.
Yaptıklarının ve yapmadıklarının kıymetini anlama zamanı.
Yapa-bilme zamanı ,

Levh-i Mahfuz ile bilme ve yapma zamanı.
iHLaS ile çıkılan yolda hakikat ile buluşma ve SaLiH.
Bir olan kalblerin bizi yapabilme zamanı…


Levh-i Mahfuz hemen şimdi diyenlere kısa yol.

8 Kasım 2012 Perşembe

                                 Hep Yalnız ve de Öğrendikçe Mutlu
     Hep yalnız olduğunu ne zaman öğreneceksin. Kalabalıklar içinde bile hep yalnız.
Ve sen yalnız kalmayı sevmediğin için bizler varız.
Yoksa bu koca dünyada tek başına olmayı mı isterdin.
Öyleyse hepimizi kendin kadar sevebilmek neden bu kadar zor.
          -Kendinle konuşur gibi konuşabilmek,
                  -Kendine alır gibi verebilmek,

-Etrafında mutlu ve gülümseyen insanları görmek istiyorsan önce mutlu etmeyi ve
gülümsetebilmeyi öğrenmelisin...
                 -Acılarının azalmasını istediğin kadar başkalarının acılarını dindirebilmelisin
Yalnızlığındaki  "ben"i mutlu edebilmek için BİZ'i öğrenmelisin.
Sen "ben" le kaybettiğin mutluluğu BİZ'de bulacaksın....
   Bizi hepimiz olarak anlamak için ise Levh-i Mahfuz okumalısın...