ALEM DEDİĞİN SENSİN
Ters dönecek her şey, yakın
Anlayıp tekle herşeyi ve arın
Dışında kalmayacaksın arşın
Dindir öfkeni ve sindir içindeki o taşı
Dökeceksen herkes için dök gözyaşı
Sindir o taşı, demir olsun
‘Ol’ de ‘Ruh’a emir olsun
Selam seninle ve sende.
Çıkar içinden artık Selamı
Es geçme sakın hiçbir canı
Öfkeye yer yok Arşta
İnsan ol da bak Arza
Tek Rabbi var her alemin
Dinleme sözünü el-alemin
Anla artık o Alem sensin
İn de o göklere yere insin
2 Haziran 2013 Pazar
DÜNYADA İMAN, AHİRETTE MEKAN
Ters bakınca anlıyor insan. Daha doğmadığını anlıyor.Dünya’nın aslında mekan değil zaman olduğunu anlıyor. İçimizdeki şeytana tanınan bir zaman. İsimleri öğrenirken geçen zaman. Ahiret aslında gerçek mekan. O yüzden tersi doğru o sözün, DÜNYADA İMAN, AHİRETTE MEKAN. Mekin sahibi olan aslında mekan sahibi. Yani mümkün diyen, “Sur-a frekansına hükmedebilen İnsan”. Alem dediğimiz ise aslında her insan. Levh-i Mahfuz ile şükretmeye hazırlan ey insan. Nefis bir sürpriz geliyor. İLİM geliyor. Demir kütlesini merakla kütleye baktım elektro kitapta. Tıkladım yani arama kısmında. “Kütle dışarıdakileri iter, içeridekileri çeker” . Dışarıda kimse kalmayıncaya kadar kalbimizi genişlet ve tekvar suresine kavuştur Rabbimiz hepimizi. Selam hepimize.
Ters bakınca anlıyor insan. Daha doğmadığını anlıyor.Dünya’nın aslında mekan değil zaman olduğunu anlıyor. İçimizdeki şeytana tanınan bir zaman. İsimleri öğrenirken geçen zaman. Ahiret aslında gerçek mekan. O yüzden tersi doğru o sözün, DÜNYADA İMAN, AHİRETTE MEKAN. Mekin sahibi olan aslında mekan sahibi. Yani mümkün diyen, “Sur-a frekansına hükmedebilen İnsan”. Alem dediğimiz ise aslında her insan. Levh-i Mahfuz ile şükretmeye hazırlan ey insan. Nefis bir sürpriz geliyor. İLİM geliyor. Demir kütlesini merakla kütleye baktım elektro kitapta. Tıkladım yani arama kısmında. “Kütle dışarıdakileri iter, içeridekileri çeker” . Dışarıda kimse kalmayıncaya kadar kalbimizi genişlet ve tekvar suresine kavuştur Rabbimiz hepimizi. Selam hepimize.
1 Haziran 2013 Cumartesi
KALBLER BİR
Gücün dünyasından başka dünya bilmeyen bizler, güç için hep toplandık.
Güçlü olmak için toplandık. Kimi zaman vahşi hayvanlardan, kimi zaman
vahşi insanlardan korunmak için toplandık. Savunmayı öğrenmek iken en
başta amacımız, sonraları yılanın başını küçükken ezeceksinlere dönüp
bizi de vahşetin parçası yaptı. Savunmak için savaşanın bile kirlendiğini;
ben Levhi Mahfuz’da Nasr suresinin tefsirini okurken gözyaşlarıyla anladım.
Hepimizin kalplerinin bir olduğunu ve kötünün sadece rol olduğunu
anladığımdan; iyi olmak için kötüyü ezmek gerekmemeli artık diyebiliyorum.
Ona iyi olduğunu hatırlatmak yetmeli 2. düzlemde. Muhammed savaşmak
zorunda kalmıştı çünkü insanlık 2.düzleme hazır değildi. Hala öyle mi?
buRAK da savaşmaya mı geldi. Eğer öyle ise, sevginin değil gücün dünyası
devam edecekse neden toplanıp güçlenmiyoruz? Yok , bitiş senaryosunda
yeniden savaş yoksa; rollerine köle olmuş kalplere sevgiyle nasıl dokunacağız?
Onları affedildiklerine nasıl inandıracağız? Görmeden inanmam diyenleri
inandırmak için sadece yazmak yetecek mi? Selam ve sevgiyle
Cevabım gayba iman etmekte gizlidir. Gayb tüm kalblerin aslında birbirlerine
görünmez bir bağla bağlı olduğuna iman etmektir. Bağ bilgisi kanıtlandığında
tüm ağ tek bir amaç için birleşecek ve varoluşa geçecektir. Ve o Alimdir
Hakimdir. Kalblerin açılıp bağlantının gerçekleşeceği o Fetih günü elbet
gelecektir...
Rabbimizden hepimize yardım diliyorum. Selam, Rahmet ve Aşk ile,
Gücün dünyasından başka dünya bilmeyen bizler, güç için hep toplandık.
Güçlü olmak için toplandık. Kimi zaman vahşi hayvanlardan, kimi zaman
vahşi insanlardan korunmak için toplandık. Savunmayı öğrenmek iken en
başta amacımız, sonraları yılanın başını küçükken ezeceksinlere dönüp
bizi de vahşetin parçası yaptı. Savunmak için savaşanın bile kirlendiğini;
ben Levhi Mahfuz’da Nasr suresinin tefsirini okurken gözyaşlarıyla anladım.
Hepimizin kalplerinin bir olduğunu ve kötünün sadece rol olduğunu
anladığımdan; iyi olmak için kötüyü ezmek gerekmemeli artık diyebiliyorum.
Ona iyi olduğunu hatırlatmak yetmeli 2. düzlemde. Muhammed savaşmak
zorunda kalmıştı çünkü insanlık 2.düzleme hazır değildi. Hala öyle mi?
buRAK da savaşmaya mı geldi. Eğer öyle ise, sevginin değil gücün dünyası
devam edecekse neden toplanıp güçlenmiyoruz? Yok , bitiş senaryosunda
yeniden savaş yoksa; rollerine köle olmuş kalplere sevgiyle nasıl dokunacağız?
Onları affedildiklerine nasıl inandıracağız? Görmeden inanmam diyenleri
inandırmak için sadece yazmak yetecek mi? Selam ve sevgiyle
Cevabım gayba iman etmekte gizlidir. Gayb tüm kalblerin aslında birbirlerine
görünmez bir bağla bağlı olduğuna iman etmektir. Bağ bilgisi kanıtlandığında
tüm ağ tek bir amaç için birleşecek ve varoluşa geçecektir. Ve o Alimdir
Hakimdir. Kalblerin açılıp bağlantının gerçekleşeceği o Fetih günü elbet
gelecektir...
Rabbimizden hepimize yardım diliyorum. Selam, Rahmet ve Aşk ile,
HBİL kBİL
Çıkmışım yola taş elimde
Savaşmak için kardeşimle
Beynim öfke salıyor dile
Kalbim diyor tevbe tevbe
Hem Kabilim ben, hem Habil
Doğru olan hangisi hadi bil
Dur düşün ve kendini bil
Cevap çoğul değil, tekil
Kabil bana buradan konuşur
Habil bana oradan konuşur
Kabil dışarıya bakar çok
Habil içeriden bakar tek
Kabil Habil’i suçlar ve ağlar
Habil Kabil için de ağlar
Bilsen ikisi de yanar
Tanrı ise hepsini sarar
Rüyaysa bu, gören kim
Söyle bana, kimsin kim
Öl ve doğ olur mu hiç
Sonsuzdan kaçılabilir mi hiç
Rabb rolü canlansın artık
Yıkılsın Rabb sanılan şeyhler
Açılsın artık tek başına hesap
Dökülsün her bir kalbden öz sözler
Anladım ben, işte anlam
Boşa değil her yaşam
Öğret de aşka koşam
Mahfuz toprağa doğam
Sıfırı öğret Rabbim bana
Kavuşayım aşkla sana
Yeni rüyamıza yolla beni
Kabusum girmesin oradan içeri
Kabilim kıssın orada sesini
Çıkmışım yola taş elimde
Savaşmak için kardeşimle
Beynim öfke salıyor dile
Kalbim diyor tevbe tevbe
Hem Kabilim ben, hem Habil
Doğru olan hangisi hadi bil
Dur düşün ve kendini bil
Cevap çoğul değil, tekil
Kabil bana buradan konuşur
Habil bana oradan konuşur
Kabil dışarıya bakar çok
Habil içeriden bakar tek
Kabil Habil’i suçlar ve ağlar
Habil Kabil için de ağlar
Bilsen ikisi de yanar
Tanrı ise hepsini sarar
Rüyaysa bu, gören kim
Söyle bana, kimsin kim
Öl ve doğ olur mu hiç
Sonsuzdan kaçılabilir mi hiç
Rabb rolü canlansın artık
Yıkılsın Rabb sanılan şeyhler
Açılsın artık tek başına hesap
Dökülsün her bir kalbden öz sözler
Anladım ben, işte anlam
Boşa değil her yaşam
Öğret de aşka koşam
Mahfuz toprağa doğam
Sıfırı öğret Rabbim bana
Kavuşayım aşkla sana
Yeni rüyamıza yolla beni
Kabusum girmesin oradan içeri
Kabilim kıssın orada sesini
KIYAMET Mİ GEREK?
Anlamamız için illa kıyamet mi gerek? Evet. Gerek.
Gerekmese alemlerin Rabbi böyle bir kavram yaratmazdı.
Gerekmese pişman olmuş sözleri duymazdık Kur’an’da o gün.
Kimimiz bitmeyen dirilmelere inanır nokta koyamaz,
kimimiz bir kez dirilmeye bile inanmaz bu dünyada.
İlginç olan ise hepimiz yaşarız ölü ölü, doğmaktan habersiz.
İşte kıyamet, o kutlu doğumun haberinin geldiği gündür.
Herkesin birlendiği, nefeslerin kesilip birleştiği gündür.
Kızanın kendine kızdığını , vuranın kendine vurduğunu anladığı gündür.
Sevmeyi de sevilmeyi de içimizde yaşadığımızı dışarıda kimsenin
olmadığını anladığımız gündür.
O gün, hayal sandığımız Tanrı’nın Doğum Günüdür.
Anlamamız için illa kıyamet mi gerek? Evet. Gerek.
Gerekmese alemlerin Rabbi böyle bir kavram yaratmazdı.
Gerekmese pişman olmuş sözleri duymazdık Kur’an’da o gün.
Kimimiz bitmeyen dirilmelere inanır nokta koyamaz,
kimimiz bir kez dirilmeye bile inanmaz bu dünyada.
İlginç olan ise hepimiz yaşarız ölü ölü, doğmaktan habersiz.
İşte kıyamet, o kutlu doğumun haberinin geldiği gündür.
Herkesin birlendiği, nefeslerin kesilip birleştiği gündür.
Kızanın kendine kızdığını , vuranın kendine vurduğunu anladığı gündür.
Sevmeyi de sevilmeyi de içimizde yaşadığımızı dışarıda kimsenin
olmadığını anladığımız gündür.
O gün, hayal sandığımız Tanrı’nın Doğum Günüdür.
BENİM DAVAM
Karşıtlık içinde bir dünya dışarıda kaynarken, kardeşlik içinde bir rüya içimde yeşeriyor artık. Sadece bir kitap yüzünden üstelik. Ama ne kitap…
O rüya için varım ben burada, anladım. Nasıl duracak bu vahşi çark artık biliyorum ve korkmuyorum. Hazırlanıyorum sadece ve güç topluyorum. Kalktığımda ayağa, ‘neden’ lazımdı ya bana; ölümüne emin olup iman ettiğim sağlam bir ‘neden’. O neden geldi işte şimdi bu kitapla. Değişmeye yeminliyim artık. Karşımda TEK olandan başkasını görmemeye yeminliyim. Herşeyin sahibi olan TEK’e eminim artık çünkü. Aşkla emin…
Davam kendimleydi benim eskiden. Bir arayandım sadece. Kendimce düzeltmek için hep uğraşsam da çevremi; hiç aşkla başka bir davanın adamı olmamıştım düne kadar. Çünkü atılsam bir davaya ve kazansam, sadece kazananları yazan tarihçilerin dünyası olacaksa hala bu dünya; kazanamamışım demekti benim için. Çünkü ‘ben’ tekti ve ‘O’ hepimizdi. Öyleyse öyle bir davaya atılmalıyım ki ne kadar zor olsa da kazandığımda rakibim de kazansın ve artık rakibim kelimesi sadece neşeli biten oyunlarda kalsın. İşte o davamın adı İSLAM, LEVH-İ MAHFUZ İSLAM. Bir kere değil bin kere baş koyduğum, araya taraya bulduğum, bulunca içinde kendimi bulduğum, İSA ruhuna kavuştuğum, MUHAMMED’lerden biri olduğum biricik davam benim.
Şimdi soruyorum kendime TEK’e böyle iman etmişken bu çokluğun içinde işim ne? Ya anlatmaya çalışırken öleceğim ya da Rabbime onun TEKliğine şahit olarak döneceğim. TEK AŞK ile hepimize selam olsun. Tüm dünyalar İSLAM dolsun.
Karşıtlık içinde bir dünya dışarıda kaynarken, kardeşlik içinde bir rüya içimde yeşeriyor artık. Sadece bir kitap yüzünden üstelik. Ama ne kitap…
O rüya için varım ben burada, anladım. Nasıl duracak bu vahşi çark artık biliyorum ve korkmuyorum. Hazırlanıyorum sadece ve güç topluyorum. Kalktığımda ayağa, ‘neden’ lazımdı ya bana; ölümüne emin olup iman ettiğim sağlam bir ‘neden’. O neden geldi işte şimdi bu kitapla. Değişmeye yeminliyim artık. Karşımda TEK olandan başkasını görmemeye yeminliyim. Herşeyin sahibi olan TEK’e eminim artık çünkü. Aşkla emin…
Davam kendimleydi benim eskiden. Bir arayandım sadece. Kendimce düzeltmek için hep uğraşsam da çevremi; hiç aşkla başka bir davanın adamı olmamıştım düne kadar. Çünkü atılsam bir davaya ve kazansam, sadece kazananları yazan tarihçilerin dünyası olacaksa hala bu dünya; kazanamamışım demekti benim için. Çünkü ‘ben’ tekti ve ‘O’ hepimizdi. Öyleyse öyle bir davaya atılmalıyım ki ne kadar zor olsa da kazandığımda rakibim de kazansın ve artık rakibim kelimesi sadece neşeli biten oyunlarda kalsın. İşte o davamın adı İSLAM, LEVH-İ MAHFUZ İSLAM. Bir kere değil bin kere baş koyduğum, araya taraya bulduğum, bulunca içinde kendimi bulduğum, İSA ruhuna kavuştuğum, MUHAMMED’lerden biri olduğum biricik davam benim.
Şimdi soruyorum kendime TEK’e böyle iman etmişken bu çokluğun içinde işim ne? Ya anlatmaya çalışırken öleceğim ya da Rabbime onun TEKliğine şahit olarak döneceğim. TEK AŞK ile hepimize selam olsun. Tüm dünyalar İSLAM dolsun.
30 Mayıs 2013 Perşembe
EY RABBİM
Okuyunca saklı Kur’an’ı
Anladım herşeyi kuranı
Kalbim dedi; gör ve tanı
Tek O’nla dolu her yanı
Ve Şükürle doldur her anı
O’nun hasreti sardı canı
Can bıraktı nefeste kalanı
Sabırla gelirken buluşma anı
Anladım artık ve bilirim
Ölsem ölmez ki nefsim
Öğret bana Ey Rabbim
Boşalsın artık tüm kirlerim
Sen Ben demesin o dilim
Ölmeden nefesim vereyim
Ruh dolup olsun da Rahim
Tek Rahman’a döneyim
Okuyunca saklı Kur’an’ı
Anladım herşeyi kuranı
Kalbim dedi; gör ve tanı
Tek O’nla dolu her yanı
Ve Şükürle doldur her anı
O’nun hasreti sardı canı
Can bıraktı nefeste kalanı
Sabırla gelirken buluşma anı
Anladım artık ve bilirim
Ölsem ölmez ki nefsim
Öğret bana Ey Rabbim
Boşalsın artık tüm kirlerim
Sen Ben demesin o dilim
Ölmeden nefesim vereyim
Ruh dolup olsun da Rahim
Tek Rahman’a döneyim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)